Bulgaristan’da yol kenarında geceyi geçirdiğimiz park alanında yeni bir güne uyandık. Kahvaltımızı araç içerisinde yaptık. Karavanda kalmanın bu tarz pratik yönlerini seviyorum; hemen kalkıp masayı kurup bir şeyler ağzımıza atıp devam edebiliyoruz. Bazen karnımız acıktığında ya da uykumuz geldiğinde uygun bir yerde park edip araçtan inmeden ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz.
Sınırda Beklenmedik Masraf
Yola çıktık ve yaklaşık bir buçuk saat sonra Makedonya sınırına ulaştık. Evraklarımızı kontrol eden güler yüzlü polis memuru sigortamızın geçerli olmadığını söyledi. Daha önceki yazımızda (yazının linki) da bahsettiğimiz gibi sigortamızı Türkiye’den değil Bulgaristan’dan yaptırmıştık ve sadece AB ülkelerinde geçerli olduğunu tahmin edememiştik. Başa gelen çekilir diyerek bir binanın içerisinde bulunan sigorta acentesinden sigortamızı yaptırdık. Bulgaristan’da 45 Euro ödediğimiz sigorta burada 70 Euro’ya satılmaktaydı. Yapacak hiçbir şey yoktu maalesef bu parayı ödedik. Makedonya polisi sigortamızı yeniden kontrol ederken ödediğimiz ücreti sordu. 70 Euro ödediğimizi öğrenince yüzündeki üzüntüyü size tarif edemem.

Neyse, tüm bunlara rağmen kazasız belasız Makedonya’ya giriş yaptık. Burası tıpkı Bulgaristan gibi yemyeşildi. Esasında bizim ülkemiz gibi demek isterdim fakat maalesef biz artık o yeşillikten biraz mahrum kalır olduk.
Yollar ve Gişeler
Makedonya’nın yolları kendi trafik yoğunluğuna göre tasarlanmış, bu nedenle genellikle bir gidiş bir dönüş şeklindeydi. Otoban-otoyol olan yerler ise iki veya üç şeritli olabiliyor. Bizim ülkemizdeki gibi duble yollar genellikle burada yer almıyor. Otoban kullanmak için vinyet tarzı bilet/kart gibi şeyler almanıza gerek yok. Her yolun çıkışında gişelerden nakit olarak tahsilat yapılıyor. Yollar pahalı değil fakat sürekli bir gişe, sürekli bir ödeme olduğu için insanın bazen kafası karışabiliyor.
İlk Durak: Üsküp
Makedonya’da ilk durağımız Üsküp oluyor. Önce karavanla şehri hızlıca dolaşıyoruz. Sokakları, caddeleri biraz dolaşmak şehri tanımak açısından da iyi bir seçim olabiliyor. Şehir turunu tamamladıktan sonra karavan için güvenli bir park alanı aramaya başlıyoruz. Biz, Mustafa Paşa Camii karşısında yer alan Üsküp Kalesi’ne giden toprak yola bıraktık. Burada tur otobüsleri ve bazı binek araçlar da park etmiş durumdaydı. Çok göz önünde ve diğer araçlar da tercih ettiği için biz de buraya park etmeyi uygun gördük. Şehri gezdikten sonra polisin buradaki araçlara ceza yazdığına şahit olduk. Park için başka bir yer bulmakta fayda var.

Osmanlı Mirası: Mustafa Paşa Camii ve Eski Çarşı
Keşfimiz Mustafa Paşa Camii ziyareti ile başladı. Cami, 1492 yılında Yavuz Sultan Selim ve II. Bayezid’in veziri olan Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mustafa Paşa, devlet kademelerinde yüksek görevlerde bulunmuş önemli bir isim. Cami, yapıldığı günden bu yana depremlerden ve savaşlardan büyük bir hasar almadan kurtulmuş, özgün yapısını günümüze kadar korumayı başarmış. İbadete açık olan camide namaz vakitlerinde ziyarete geçici olarak ara verilmekte. Ayrıca buraya ziyaretçiler için bir hatıra defteri bırakmışlar. Temmuz 2025 tarihine giderseniz bizim bıraktığımız anıları da görebilirsiniz.
Buradan ayrılarak şehrin merkezinde bulunan çarşıya doğru keşfetmeye devam ettik. Kapan Han, Sulu Han ve Kurşunlu Handa; İstanbul’da yer alan Eminönü, İzmir’de yer alan Kemeraltı Çarşılarını andıran dükkânlara denk geldik. Gezerken kendinizi Balkanlarda değil de Türkiye’de gibi hissedebilirsiniz. Etrafta çok sayıda Türk lokantası, Türk marketi, Türk lokumcusu gibi dükkanlar bulunuyor. Etrafta çok sayıda Türkçe konuşan insanla denk geliniyor. Döviz bürosunda bile Türkçe konuşarak anlaşabildik. Osmanlı’nın geçmişten kalan izleri burada hala varlığına devam ediyor.



Taşköprü ve Heykeller Şehri
Çarşıdan sonra diğer bir durağımız olan Taşköprü’ye doğru devam ediyoruz. Köprü, 1451-1469 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa edilmiş. Bu nedenle halk arasında “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü” veya sadece “Fatih Köprüsü” olarak da biliniyor. Sizlere buradan bir tavsiye de vermiş olayım: Köprüyü hem gündüz hem gece ziyaret edin. Gündüz Vardar Nehri’nin akışını ve her iki yakanın karmaşasını izlemek, gece ise köprünün sanatsal ışıklandırması eşliğinde yürümek Üsküp’te yapılacak en ikonik aktivitelerden biri. Sonra gelip bana teşekkür edersiniz.





Üsküp’ü gezmeye başladığınızda dikkatinizi çekecek şeylerden biri de her köşe başında karşınıza çıkan devasa heykeller. 2014 yılında tamamlanan “Üsküp 2014” projesi, şehre modern bir Avrupa silüeti kazandırmayı amaçlamış. Bu heykellerin en dikkat çekici olanları Büyük İskender ve ailesine (babası II. Filip ve annesi Olympias) adanmış olanlardır.
Atlı Savaşçı Anıtı (Büyük İskender)

Üsküp’ün tam merkezinde, Makedonya Meydanı’nda yer alan bu devasa yapı, şehrin en ikonik sembolüdür. Yunanistan ile yaşanan isim hakları tartışmaları nedeniyle resmi adı “Atlı Savaşçı” olarak geçiyor, ancak herkes bunun Büyük İskender olduğunu biliyor. Heykelin kaidesinde İskender’in savaşlarını betimleyen kabartmalar bulunuyor. Ayrıca heykelin çevresindeki havuzda müzik ve ışık eşliğinde su gösterileri yapılıyor. Heykelin etrafındaki aslan heykelleri anıtı korumak görevini yapıyor.
Büyük İskender ve İsim Krizi: Neyi Paylaşamadılar?
Kuzey Makedonya’yı gezerken her yerde Büyük İskender’in izlerini görmeniz tesadüf değil. Ancak bu durum, komşu Yunanistan ile on yıllar süren dev bir krizin de merkezini oluşturuyor. Yunanistan’ın kuzey bölgesinin adı da Makedonya olarak geçiyor. Yunanlar, komşu ülkenin sadece “Makedonya” ismini kullanmasını, kendi toprakları üzerinde hak iddia etmek ve tarihlerini çalmak olarak görmüşler. Bu kriz nedeniyle Yunanistan, komşusunun NATO ve AB üyeliğini yıllarca engellemiş.

Yunanistan’a göre İskender, antik bir Yunan krallığı olan Makedonya’nın kralıdır ve Helen kültürünün bir parçasıdır. Kuzey Makedonya’ya göre ise İskender, bu toprakların en büyük tarihi figürüdür ve milli kimliğin bir sembolüdür. Esasında her iki ülke için de önemli bir kahramanken maalesef paylaşılamama gibi bir durum olmuş. Bu kriz durumu 2018 yılında imzalanan anlaşma ile tatlıya bağlanmış. Anlaşmaya göre Makedonya Cumhuriyeti ismini Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değiştirmiş. İskender heykelinin adı resmi olarak Atlı Savaşçı olarak kalmış. Buradan Yunanlılara kötü bir haberim var. Abi bu heykel bildiğimiz İskender yalnız, benden söylemesi.
II. Filip Anıtı (Babası)

Vardar Nehri’nin karşı kıyısında, Taş Köprü’nün hemen bitimindeki meydanda yer alıyor. İskender’in heykelinden biraz daha mütevazı olsa da oldukça heybetli gözüküyor. İskender’in babası II. Filip, sağ yumruğu havada, kararlı ve otoriter bir duruşla tasvir edilmiş. Anıt, baba ve oğul arasındaki tarihsel bağı simgelercesine İskender’in heykeliyle karşı karşıya bakacak şekilde konumlandırılmış.
Olympias Anıtı (Annesi)
II. Filip heykelinin hemen yakınında, Büyük İskender’in annesi Olympias’ı onurlandırmak için bir anıt kompleks bulunuyor. Bu anıt tek bir heykelden ziyade, Olympias’ın hayatının farklı evrelerini gösteren dört ayrı heykel grubundan oluşuyor. Olympias’ın bebek İskender’i kucağında tuttuğu ve onu emzirdiği sahneler oldukça etkileyici. Diğer heykellerde ise İskender’in çocukluk ve gençlik dönemlerinde annesiyle olan bağları betimleniyor.

Üsküp’ün heybetli heykellerini ve tarih kokan sokaklarını ardımızda bırakırken, rotamızı Matka kanyonuna çeviriyoruz. Matka doğanın kalbinde gizlenmiş büyüleyici bir kanyon ve huzur dolu manzaralar… Karavanımızın camından süzülen yeni manzaralara eşlik etmek, o meşhur kanyonun serinliğini ve gölün sonsuz maviliğini bizimle keşfetmek için takipte kalın. Hadi, şimdi yeni bir hikâye yazmak için Matka yollarına düşme vakti!
Yeni yollar, yeni ülkeler ve karavanla yaşanan küçük sürprizler…
Yolun devamını görmek isteyenler için sosyal medya hesaplarımıza aşağıdaki sembollerden ulaşabilirsiniz.
BURADAN GİDİYORUZ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
2024 temmuzunda ben de oradaydım. Tekrar gitmiş gibi oldum şimdi, iyi gezmeler dilerim. Park cezası, benim. Gözlemime göre de yaygın bir durum orada. Dikkat edin park cezalarına.
BeğenBeğen
Park cezasından ucuz yırttık diyebilirim. Dikkatli olmakta fayda var. İyi okumalar
BeğenBeğen