Bulgaristan’ın Tarihi İncisi Filibe (Plovdiv) Gezi Rehberi

Bu tatildeki rotamızı Bulgaristan Makedonya Arnavutluk ve Karadağ olarak belirlediğimiz için ilk durağımız Bulgaristan olacaktı. Bulgaristan’a Kapıkule sınır kapısından çıkarak ulaştık. Kapıkule Sınır Kapısı Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının da sıklıkla kullandığı bir kapı. Hatta gurbetçiler bununla ilgili Facebook ve İnstagram gibi bazı sosyal medya platformlarında sayfalar oluşturmuşlar. Yola çıkmadan önce ben de bu sayfalardan pek çok faydalı bilgi edindim. Bu sayfalarda; belirlediğiniz güzergâh boyunca konaklanacak yerler, tamirci iletişim bilgileri, restoran önerileri gibi birçok bilgi yer alıyor. Yurt dışına çıkacak olanların mutlaka göz atmasında fayda var.

Kapıkule sınır kapısında Türkiye’den çıkarken hiçbir sorunla karşılaşmadık. Pasaportlarımızın kontrolü yapıldı, araç belgelerimiz incelendi ve böylelikle Türkiye’den çıkmış olduk. Bulgaristan’a giriş yaparken maalesef küçük çaplı aksilikler yaşadık. Daha önce bunu deneyimlemediğimiz için nerede duracağımızı nereden gideceğimizi çok fazla anlayamadık. Gümrük memuru sert bir dille uyardı. Dur tabelasını gösterip burada durmanız gerekli diye uyardı. 5 m geride zaten durup evraklarımızı kontrol ettirmiştik. Her yerde dur tabelaları, gişeler ve farklı görevler üstlenen memurlar vardı; biri araçta ne var diye soruyor diğeri kapıyı açmamızı istiyordu. Bulgaristan’a girerken bu konularda zorlanmadım desem yalan söylemiş olurum. Hem bizim ilk defa araçla yurt dışına çıkıyor olmamızın verdiği gerginlik, hem tecrübesizlik hem de burada görev yapan memurların hareketlerinden anlaşılan ön yargılı tavırlar sebebiyle biraz stres yaşadık. Bir daha gitsem bu sorunları yaşamayacağımı tahmin ediyorum. Tecrübe edinmek bu açıdan çok önemli.

Biz yeşil sigortamızı Türkiye’den yaptırmamıştık bu nedenle Bulgaristan polisi pasaportlardan birini alıkoydu ve yaklaşık 200 m ilerideki sigorta acentesinden sigortamızı yaptırıp gelmemizi istedi. Sigorta acentesi küçük bir konteyner ve içerisinde doğru düzgün İngilizce bilmeyen bir görevli. Burada plakanızı ve giriş çıkış tarihlerinizi kontrol etmeniz önemli. Yeşil sigorta ve yurt dışına çıkmadan önce yapacağınız hazırlıklar ile ilgili yazımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Memurun tarif ettiği şekilde sigortamız yaptırıp geri geldik ve pasaportunuzu alarak yola devam ettik.

Filibe Antik Şehri – Plovdiv

Bulgaristan’da ilk durağımız Filibe Antik Şehri oldu. Yalnız buraya gitmeden herkesin çok methettiği Türk marketlerine de uğramayı ihmal etmedik. Buralardan alışveriş yapmak ülkemize göre biraz daha avantajlı, fiyatlar Türkiye’ye kıyasla genellikle daha uygun. Et ve süt ürünleri, kuru bakliyat, alkollü ve alkolsüz içecek ve bir markette arayabileceğiniz ne varsa çoğunu bu marketlerde bulabilirsiniz. Hassasiyeti olan insanlar için bir uyarıda bulunmakta gerekiyor; ürün çeşidi olarak domuz eti de satabiliyorlar fakat bunları belirtiyorlar. Bu nedenle aldığınız ürünün içeriğini mutlaka sorun. Biz çoğu alışverişimizi Türkiye’de tamamladığımızdan bu marketleri merak ettiğimiz için dolaşmakla yetindik.

İlk durağımız olan Filibe Antik Şehrine Edirne’den yaklaşık 2 saatlik bir yolculukla ulaşılabiliyor. Buraya kadar olan güzergah otoyol olarak devam ediyor. Yollar güzel ve güvenli; hız sınırlarına dikkat etmenizde fayda var çünkü her tarafta hız kameraları yer alıyor. Bulgaristan’a girmeden önce kalacağınız süre boyunca otoyolları kullanmak için Vingette almanız gerekiyor. Vignette’yi sınırda veya benzin istasyonlarından kredi kartıyla ya da internet sitesi üzerinden kolayca alabilirsiniz. Türkiye’de kullanılan HGS’de kullandığınız yolun ücreti alınıyorken Bulgaristan’da kaç gün otoyol kullandığınızın ücreti alınıyor. Örneğin hafta sonu gidiyorsanız hafta sonu geçerli olan Vingette’yi tercih edebilirsiniz. Maalesef günlük ya da 3 günlük gibi seçenekler bulunmuyor. En düşük seçenek hafta sonu kullanılan var ve bu da Cuma günü başlıyor Pazar günü öğlen bitiyor. Biz bir haftalık olan seçeneği tercih etmek zorunda kaldık. “Almazsam ne olur?” diye düşünenler olabilir (ki ben de düşünmüştüm); bunu almazsanız otoyolda bulunan kameralardan plakanız tespit edilip cezai işlem uygulanıyor. Sınır geçişinde önünüze çıkar mı çıkmaz mı bilmiyorum fakat ülkemize döndükten sonra posta yoluyla cezaların gönderildiğini biliyorum. Ayrıca Bulgaristan içerisinde dolaşırken polis çevirdiğinde de sıkıntı çıkarttıklarını forum sayfalarında okumuştum. Polise Vignettenizin olduğunu kanıtlamanız da gerekebiliyormuş. Otomatlardan ödeme yaptıysanız çıktılarını atmamanızı, internet ödemesi yaptıysanız ekran görüntülerini bulundurmanızı tavsiye ederim.

Filibe (Plovdiv) Antik Şehrinin tarihi MÖ 6000’lere kadar uzanıyor. Trak kabilelerinin kurduğu yerleşim, daha sonra Makedonya Kralı II. Filip tarafından fethediliyor ve adını da buradan Philippopolis olarak alıyor. Bulgaristan’ın ikinci büyük şehri olan Filibe; Roma’dan Osmanlı’ya, Bizans’tan modern Bulgaristan’a uzanan tarihsel dokusu ile hem kültür hem de tarih meraklıları için gerçek bir açık hava müzesini andırıyor. Bugün Filibe Antik Şehrini gezerken Roma döneminden kalma geniş caddelere, tiyatrolara, Osmanlı döneminden camilere, hanlara ve çarşılara ait kalıntıları görmek mümkün olabiliyor. Filibe Antik Şehrinde ufak bir gezi rehberi çıkartacak olursak;

Filibe Antik Tiyatrosu: Milattan sonra ikinci yüzyılda inşa edilen, 3 binden fazla seyirci kapasitesine sahip bu yapıda hala konserler ve etkinlikler yapılıyor. Bizim gittiğimiz dönemde kapalı olduğu için giriş yapamadık.

Filibe Antik Stadyumu: Şehrin ana caddesi altında kalan bu yapı yaklaşık 30.000 kişilik kapasiteyle Roma döneminin en büyük stadyumlardan biri olarak biliniyor. Günümüzde yalnızca bir kısmı görülebiliyor ancak gezerken bu görkemli yapının büyüklüğünü hayal edebiliyorsunuz.

Eski Şehir (Old Town): Dar taş sokakları, ahşap süslemeli eski Osmanlı evleri ile sanki bir ressamın tuvalinden çıkmış tabloyu anımsatan Filibe eski şehrinde sanat galerileri, müzeler ve antikacı dükkanlarını görmek mümkün oluyor. Şehirde hem Osmanlı hem de Bulgar mimarisinin örnekleri de sıkça yer alıyor. Bugün hala ayakta olan Murat Hüdavendigar Camii, hisar kapısı ve birkaç han bu dönemin hatırasını taşıyor. Caminin çevresinde çok sayıda Türk lokantası da bulunuyor. Biz de öğle yemeğimizi bu lokantalardan birinde yemeyi tercih ettik.

Gezdiğimiz bir başka yer ise Aziz Konstantin ve Azize Elena Kilisesi oldu. Taş duvarları ve freskleri ile ünlü olan kilise oldukça gösterişliydi. Kapıdaki görevli görüntü alamayacağımızı söyledi bu nedenle içerisi ile ilgili bir paylaşımda bulunamıyorum. Buraya ulaşmak için kısa ama dik bir yokuş tırmanmanız gerekiyor, yaz sıcağında oldukça yorucu olabiliyor. Biz bu noktayı dinlenme alanımız olarak belirledik ve kilisenin serinliğinde bir miktar soluklandık. Buraya kadar gelmişken Plovdiv’in yedi tepesinden biri olan Nebet Tepe, hem şehir manzarası hem de gün batımı fotoğrafları için en popüler noktalar arasında.

  • Aziz Konstantin ve Azize Elena Kilisesi

Şehir merkezinde dolaşırken Kapana Sanat Bölgesi karşımıza çıktı. Kafeler, butik mağazalar ve sokak sanatlarıyla dolu bu bölgede saatlerce vakit geçirdik. Hem yerel tatları denedik hem de Filibe’nin genç ve enerjik yüzünü hissettik.

Plovdiv (Filibe) ile ilgili bizi zorlayan hususların başında otopark geldi. Sınırlı sayıda park yeri olan otoparkları bulunuyordu. Biz şehir merkezinde bulunan büyük bir otelin yanındaki otoparkı kullandık. Otopark dışı park etmelerde yüksek park cezaları ile karşılaşabiliyorsunuz.

Temmuz ayında sıcak havanın etkisiyle bu tarz seyahatler oldukça zor olabiliyor. Müze, kilise, şapel ve gezilecek mekanlar gündüz açık olduğu için öğlen sıcağında gezmek insanı bir hayli zorluyor. Esasında Bulgaristan’ı gezmek gibi bir niyetimiz yoktu. Güzergâhımız üzerinde yer aldığı için gelmişken gezelim diye düşündük. Biz bu seyahati deniz, kum, güneş ve Adriyatik denizine kıyısı olan bazı ülkeleri gezmek için planlamıştık. Şimdi neden Yunanistan üzerinden çıkmadınız diyenler olacaktır; o da başka bir hikâye. Eğer siz sadece şehirleri gezen bir seyyahsanız bu bölgeyi gezmeyi bahar aylarından birinde planlamanız daha doğru bir tercih olacaktır diye düşünüyorum.

Bulgaristan’ın ilk durağı olan Plovdiv (Filibe) hakkında benim söyleyeceklerim bu kadar. Buradan başkent Sofya istikametine gidip şehrin önemli yerlerini gezerken işinize yarayabilecek önerilerimizi ve deneyimlerimizi paylaşacağız. Şimdi müsaadenizle kendimi yeni yazımı yazmaya uğurluyorum. Hoşça kalın.


BURADAN GİDİYORUZ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑