Akdeniz ve Ege’nin buluşma noktası Marmaris’teyiz. Marmaris’in büyüleyici doğası, tarihî dokusu ve turkuaz renkli denizi, her yıl yerli ve yabancı birçok turisti kendine çekiyor. Deniz sever bir karavancı aile olarak biz de bu güzellikleri keşfetmek için yola çıktık. İçmeler ve Turunç gibi popüler yerlerin yanı sıra, az bilinen fakat etkileyici koyları da ziyaret ettik. Bazen bir kaç gün kamp yaptık bazen de karavanı hiç açmadan devam ettik. Bazı yerlere ise hiç ulaşamadık. Burada adı geçen yerleri google haritalar aracılığı ile aratırsanız ulaşabilirsiniz. Genel olarak yolları güzel olan bu hattın, kötü kısımlarını açıklamalarda belirttim. Şimdi gelin ayrıntılı bakalım.
Kızılbük Koyu: Google haritalarda harika güzellikte sunulan ve güzel yorumlar yapılan bu koya ulaşmak için oldukça efor sarf ettik fakat ulaşamadık. Sanırım şuan haberlerde otel yapılan arazi burasıdır diye düşünüyorum. Maalesef buraya ulaşamadık. Bulduğumuz yolun sonunda bir camping vardı. Camping sahibine sorduğumuzda daha ötede yol olmadığını söyledi. Buraya gelecek olanlar alternatif güzergahlar bulup yol çıkmalarını tavsiye ediyorum.

Kurubük: Fotoğraflarda muhteşem gözüken fakat yolunun kötü ve dik yokuştan oluşması sebebiyle Kurubük’e karavanla gidemedik. İnen araçlar vardı fakat girişinde kocaman orman arazisi tabelası vardı. Kamp yapmak, çadır kurmak, konaklamak yasaktır tabelası varken karavanla burada konaklamamız pek hoş olmayacaktı. Malum yaz mevsiminde buralar biraz yangın tehlikesi sebebiyle hassas bir hal alıyor. Bu yüzden hem rahatsız olmamak hem de rahatsız edilmemek için koya karavanla iniş yapmadık. Denizi harikulade berrak, genellikle taşlık deniz berrak olduğundan buranın da görüntüsü cam gibiydi. Sahil ufak mıcır tarzı deniz taşından oluşuyor. Deniz ayakkabısı ile gelmekte fayda var. Gitmenizi tavsiye ederim. Herhangi bir işletme, market gibi yerler, şezlong şemsiye, vb. şeyler bulunmuyor. Gideceklerin tedarikli gitmelerinde fayda var.
Palamutbükü Plajı: Kitaplarda Ege’de küçük ve şirin sahil kasabası betimlemelerine şahit olmuşsunuzdur. Palamutbükü işte burası tam da bu anlatımın hakkını verecek bir kasaba olarak karşımıza çıkıyor. Günlük ihtiyacınızı karşılayacağınız her şey burada var. Bir kaç esnaf, bir bankanın bankamatiği, ufak tefek marketler yer alıyor. Palamutbükü’ne 2020 senesinde kiralık bir karavanla gelmiştik. Burada aracın motor bölümünde yer alan aküsü bitmişti. Şimdilerde düşününce iyi ki burada bitmiş diyorum. Akücüye telefon etmemizle beraber bir saat içerisinde aküyü değiştirerek yolumuza devam edebilmiştik. Palamutbükü’nde yol kenarına araçlarınızı park edip denize girebiliyorsunuz. Biz de karavanımızı yol kenarına park ettik ve hemen önünde denize girdik. Denizi güzel cam gibi, denizin dibi ve sahil kısmı taşlık. Deniz ayakkabısı ile girmekte fayda var. Etrafta çok sayıda karavancı var. Bir kez zabıta gelip park etmenin yasak olduğunu söyledi. Pek aldırış etmedik, etrafı rahatsız etmeden kamp yaptığımızı görünce pek de bir şey demeyerek uzaklaştı. Burada yaşayan insanlar karavancılara söyleniyor. Bazılarının yaptığı eleştiriyi haklı buluyorum. Mesela biz oradayken iki aile çekme karavanlarını yan yana park etmişlerdi. Tentenelerini açıp masalarını kurup oldukça geniş bir alana yayılmışlardı. Böyle olunca orada yaşayan insanların tepkisini çekme olasılığınız artıyor ve şikayet ediyorlar. Biraz daha birbirimize karşı saygılı davranırsak bu sorunların hepsini aşacağımıza inanıyorum. Biz burada bir gece konakladık. Sabaha kadar bir sorunla karşılaşmadık. Palamutbükü’ne gelinebilir fakat öncesinde belediyenin karavanlar ile ilgili bir karar alıp almadığına bakmakta fayda var.
Murdala Koyu: Bozuk satıhlı, virajlı bir yoldan zaman zaman yokuş aşağı iniyor zaman zaman tırmanıyorsunuz. Karşıdan bir araç geldiğinde yol vermek için hızınızı yavaşlatıyor hatta duruyorsunuz. Bu berbat yol yaklaşık olarak yarım saat sürüyor ve sonunda cennet gibi bir koya ulaşıyorsunuz. Murdala Koyu, sitelerin yanında bir şahsın özel arazisinin içinde kalıyor. İsmini şuan hatırlamadığım kafası güzel gezen bir abi, atadan dededen kalma bir kaç odalı evini kampçılara kiraya vererek ve sahilde yer alan derme çatma restorandı işleterek geçimini sağlıyor. Sabah erkenden tuttuğu balıkları pişirip satarak burada yaşamaya çalışıyordu. Yakında bungalov yaptırarak işletme ruhsatı alacağını söylüyordu, aradan geçen dört yılda ne yaptı merak etmiyor da değilim açıkçası. Karavanla konaklamak için izin istediğimizde cüzi bir konaklama bedeli talep etti. Biz de kabul ettik ve burada iki gece konakladık. Aracımızın suyu bittiğinde sağ olsun karavanımıza su da verdi. Marmaris bölgesinde yer alan diğer koylar gibi burası da taşlıktı. Taşlık olması nedeniyle denizin dibi cam gibi gözüküyordu. Deniz ayakkabısı ile suya girmekte fayda var. Gündüz zıpkınla gece ise oltayla balık tutmaya çalıştım fakat başarılı olamadım. Bir balık sahtesi denize hediye edildi. 🙂 Ağaçlar altında tahta masalı bir mekanda iki harika gün geçirdik. Bu koya mutlaka bir daha gideceğiz. Siz de gelirseniz yiyecek ve içecek tedarikli gelin. Zaman zaman ters rüzgar sebebiyle dalgalı olabiliyor. Windy’den hava durumuna, rüzgar şiddeti ve yönüne bakarak gelmekte fayda var.




Bördübet Plajı: 2020 senesinde bu plajı bulamadık. Yolu öyle bir karıştırmışız ki Okluk Koyuna kadar gelmişiz. Burayı 2023 yılında yeniden keşfetmeye çalıştık ve sonunda bulduk. Esasında her yer de Bördübet diye tabelalar yer alıyormuş fakat biz 2020’de bunu fark etmemişiz. Oldukça dar bir yoldan giderken birden sola dönüyor ve sahile gidiyorsunuz. Ağaçların arasından engebeli yolu takip edip denizin kenarına kadar araçla gelebiliyorsunuz. Biz plajın en sağından çıktık. Bizim de sağımızda sazlıklar yer alıyordu. Denizin dibi çamur gibiydi. Deniz durgun ve diğer koylardaki berraklık burada yoktu. Esasında berraklık olmayışının sebebi denizin dibinin kum/çamur karşımı malzemeden oluşmasındandı. Fakat bizim içimize sinmediğinden burada kalmamayı tercih ettik. Bördübet genel olarak sakin bir yer. Etrafta işletme, market gibi bir yer göremedik.
Kovanlık Tabiat Parkı: Orman Bakanlığı’nın işlettiği sadece kendi personeline kamp imkanı sunan fakat günü birlik olarak yararlanılabilen Kovanlık Tabiat Parkı ile ilgili ayrıntılı bilginin yer aldığı Kovanlık Tabiat Parkı yazımızı okumadan geçmeyin.
Çaçate Koyu: Burası google haritalarda Çaçate Koyu olarak geçse de insanlar burayı Çiçekli Koy olarak biliyor. Jandarma buraya giden yolu kesmiş. Koya giden yol üstünde yer alan köyde oturanlar hariç kimseyi almak istemiyorlar. Rica ettik, Jandarma eskortu eşliğinde yolun yasaklı olan kısmını geçtik. Yasaklı olan bölgede Cumhurbaşkanı Konukevi vardı. Çok sıkı koruma ve güvenlik önlemleri alınmıştı. Köye ya da koylara geçiş yalnızca Jandarma eşliğinde olabiliyordu. Çaçate Koyuna geldiğimizde hava kararmak üzere geldiğimizden ağaçların gölgesi suya düşmüştü. Orada kamp yapan bir adam yanımıza gelerek bu arazinin bir arkadaşına ait olduğunu söyledi. Tamam falan desek de konuşmasına devam ederek bizi biraz rahatsız etti. Sanırım derdi biraz para koparabilmekti. Etraftaki insan popülasyonundan da pek hoşlanmamıştık açıkçası. Adam ve etraftaki insanlardan rahatsız olduğumuzdan buradan ayrılmayı tercih ettik. Buraya bir daha gideceğimizi sanmıyoruz. Girişi ve çıkışı ayrı dert, karşılaştığınız insanlar ayrı bir dert. Yolda bizi tekrar Jandarma durdurdu. Telsizle anons geçtiler ve araçlı bir ekip gelip eskort ederek koydan çıkmamızı sağladı.
Karaincir Plajı: İki sene üst üste gittiğimiz Karaincir Plajı ile ilgili ayrıntılı bilginin yer aldığı Karaincir Plajı yazımıza bakmanız yeterli olacaktır.
Delikyol Deniz Restorant Sahili: Burayı biz mi beğenmedik yoksa insanlar mı fazla abartıyor ben pek anlayamadım. Google da çok fazla güzel yorum var diye gittik. Yolun kenarında alelade bir plaja rastladık. Denizin dibi çirkin taşlardan oluşuyor, sahilde pek de bir yer yok. Ufak bir iskele var var balıkçı kayıkları bağlamış. Deniz Marmaris’in diğer sahilleri ile kıyaslanınca pek de iç açıcı durmuyordu. Denize girmedik, kamp yapmadık ve yolumuza devam ettik. Restoran hakkında bir bilgimiz yok fakat denize girmek için tavsiye etmiyorum.
Kızkumu Plajı: Kızkumu’nun hikayesini ve eşsiz güzelliğini bir de bizden dinlemek için Kızkumu: Unutulmaz Bir Aşkın Sessiz Tanığı yazımızı okumayı unutmayın.
Bencik Koyu: Bu koyu sosyal medyada özellikle instagramda karavan, gezi, seyahat gibi konuları işleyen hesaplarda sıkça görmüşsünüzdür. Ortada karavanlar park etmiş sağda ve solda iki güzel koy bulunuyor. O akdar çok paylaşım yapıldı ki burası ile ilgili biz gittiğimizde yolunu zincirle kapatmışlardı. Araçla giriş yasaklanmıştı. Araçları yol kenarı çok güvensiz bir yere park edip koya yaklaşık beş dakika yürümek gerekiyordu. Maalesef karavanımızı güvensiz bir yere park edemeyeceğimiz için buraya giremedik. Yolu kapalı olmaya devam ediyorsa motosikletli çadır kampçılarına daha çok hitap eden bir yere dönüşebilir.
Hisarönü Koyu: Ege’nin maviliğinden, berraklığından hiç eser bile barındırmayan bir koy. Aşırı rüzgarlı bu sebepten oldukça dalgalıydı. Dalga oldukça da suyun rengi kahverengi oluyordu. Denizin dibi kum ve büyük taşlardan oluşuyor. Etrafta market, işletme, vb yerler mevcut. Tek güzel yanı aşırı esintisi sayesinde karavanın içerisinde rahat rahat yemeğimizi yememizdi. Gelmeyi düşünenlere sesleniyorum, bir şey yok gelmeyin.

Marmaris Halk Plajı ve İçmeler Plajı: Marmaris merkezinde yer alıp boylu boyunca uzanan upuzun bir sahilden oluşuyor. Pek çok büyüklü küçüklü otel ve işletme bu plajı kullanıyor. Şezlong, şemsiye, yiyecek, içecek gibi pek çok şeye çok rahat ulaşabiliyorsunuz. Beachlerden ücret karşılığı yararlanabildiğiniz gibi hiç bir ücret ödemeden de denizin ve kumsalın tadını çıkartabilirsiniz. Deniz genellikle taşlık ve bu yüzden çok fazla bulanıklık olmuyor. Zaman zaman insan faktörlü kirlenmeler olabiliyor fakat genel olarak temiz diyebiliriz. Eğer burada yer alan otellerde kalıyorsanız otele ait imkanlardan sahilde de yararlanabiliyorsunuz.
Marmaris ve çevresinde yer alan güzelliklerden bahsetmeye çalıştık. Bu gittiğimiz yerlerde genel olarak rahatsız edilmeden ve etrafı rahatsız etmeden karavanımızla güzel kamp deneyimleri yaşadık. Kiralık karavan ile buraya geldiğimizden pek çok olumsuzlukla karşılaştık fakat Marmaris sanayisi bunları çözebilecek deneyime ve kapasiteye sahip olduğundan kısa sürede çözüme kavuştuk. Bu bölge karavancılar tarafından çokça tercih edilen bir lokasyon. Gerçekten de tercih edilmesine değecek pek çok güzellik gördük ve buradan aktarmaya çalıştık. İşaretlediğimiz fakat gidemediğimiz yerler de oldu. En kısa sürede buraları da gezip buradan sizlerle paylaşıyor olacağız. Takipte kalın! Hoşçakalın!
BURADAN GİDİYORUZ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
Yorum bırakın