Kızkumu: Unutulmaz Bir Aşkın Sessiz Tanığı

Uzun zaman önce, Bybassos Krallığı’nın sahil kasabasında, güzellikleriyle ünlü bir prenses yaşarmış. Kralın kızı, gönlünü bir balıkçı delikanlıya kaptırmış. Geceleyin, kandilli bir işaret vererek gizlice buluştukları sahilde, yasak aşklarını yaşarlarmış. Prenses, elindeki ışıkla beklediği yeri işaret eder, balıkçı da sandalıyla küreklere asılıp gelirmiş.

Ancak bir gece, kralın casusları prensesin sırrını öğrenmişler. Kral, kızının sırlarını ortaya çıkaran askerlerini peşine takarak sahile göndermiş. Prenses, kandili yakıp beklediğinde, askerler aniden ortaya çıkmışlar. Prenses kaçmaya çalışırken, denizin üzerinde inanılmaz bir mucize gerçekleşmiş; her attığı adımın ardından kum oluşmuş, askerler ise denize gömülmüş.

Ancak talihsizlik, prensesi de vurmuş. Bir askerin savrulan oku, prensesi hedef almış ve kız oracıkta hayatını kaybetmiş. Deniz, prensesin kanıyla kırmızıya boyanmış ve o yerde kumsal son bulmuş. Delikanlı, sevgilisinin ölü bedenini alıp kayığa bindiğinde, ikisi de bir daha görülmeyerek ortadan kaybolmuş.

Bu hüzünlü hikaye, Kızkumu’nun beyaz kumlarını ve kızıl denizini anlatmakta kullanılan bir efsane olarak günümüze kadar gelmiş.

Böylesine hüzünlü bir aşk hikayesine sahne olmuş yeri ziyaret etmemek olmazdı. Ölmeden önce görülmesi gereken yerler listesine eklenecek bir yer, en azından hikayesi var 🙂

Bazen her şey kitaplarda hikayelerde kalsın istersiniz. İnsanlar olarak girdiğimiz her yeri talan edip kullanılmaz hale getirmekte üstümüze yok ne yazık ki! Kızkumu’na geldiğimizde bizi develer karşılıyor. Hayır anlamıyorum deve ne alaka! Bu topraklarda deve yaşamıyor, deve ile bir yere gidilmiyor. Başka bir coğrafyanın popülaritesini kazanmış bir hayvanı başka bir toprakta ünlü yapmanın ne alemi var?

Sadece turist çekmek iki kuruş para kazanmak Türkiye denilince deve akla getirtmenin bir alemi var mı? Deve gerçekten çok meşhur da ben mi bilmiyorum abi biri yardım etsin. Her yerde fotoğraf çektirmeye çalışan turistler, develer, itişmeler, kakışmalar… Normalde buraya düzgün bir rehber koysan ufak bir ücret karşılığında güzel bir tanıtımını yapsa (devesiz tabi) harika olmaz mı? Hem bölgeden bahsedecek, hem buranın hikayesini gezen insanlara dokunaklı bir şekilde anlatacak… Bence harika olurdu. Buradan yetkililere sesleniyorum, bence bunu bir deneyin, güzel sonuç alabilirsiniz.

Gerçekten de hikayedeki gibi suyun girişinden belirli bir derinliğe kadar bir hat halinde sığ kısım devam ediyor ve birden derinleşiyor. Sığ kısmın sağı ve solu da derin yalnızca hat boyu sığlık. Denize girmek pek anlamlı olmasa da bir bakıp çıkmalık ve bol fotoğraf çekmelik (özellikle dron ile) güzel bir yer Kızkumu. Uğramadan geçme sayın okuyucu.


BURADAN GİDİYORUZ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Kızkumu: Unutulmaz Bir Aşkın Sessiz Tanığı” için bir yorum

Kendininkini ekle

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑