Farklı Karavan Çeşitlerini Anlamak

Karavan hayatını merak edip bu büyülü dünyaya adım atmak isteyen herkesin aklını kurcalayan sorulardan birisi de hangi çeşit karavanı seçeceğidir.

Çekme karavan mı yoksa motokaravan mı sorusu karavan tercihi yapacak insanları oldukça zorlarken, yalnızca bu seçimi yapmak maalesef ki sorunu tam anlamıyla çözmeye yetmiyor. Eğer tercihinizi motokaravandan yana kullanırsanız, bir de alkovenli mi, korsan mı, ya da campervan mı gibi sorularla boğuşmak zorunda kalıyorsunuz. Bu konunun bir doğrusu ya da yanlışı olmamakla birlikte tamamen ne beklediğinizle alakalı bir tercih yapmanız ve sonuçlarını gözlemlemeniz gerekiyor.

Biz, bu sorulara cevap aramak yerine, yıllarca merak ettiğimiz, özendiğimiz hayatı yaşamaya motokaravan kiralayarak başlamak istedik. Böylece az bir maliyetle karavan yaşantısının bize uygun olup olmadığını anlayabilecektik. İlk kiraladığımız karavan Mercedes Sprinter marka bir campervandı. Bir şahıstan kiraladığımız bu karavan standart bir donanıma sahipti (Donanım özellikleri: 300 litre temiz su deposu, 300 litre pis su deposu, maceratörlü tuvalet, küçük led tv, dış tente, 2 adet 100 amper akü, 2 adet güneş paneli, arka tarafta çift kişilik yatak, açıldığında tek kişilik yatak olan 4 kişilik oturma grubu, LPG ile çalışan ikili ocak, evye, dış duş, vb.). Bu araçla 20 gün boyunca İzmir/Çeşme’den başlayarak Muğla/Marmaris’e kadar gezdik. Gezi rotamızı oluştururken Covid-19 pandemisi yaşanmakta olduğu için genelde insanların az gittiği, tesis bulunmayan, çoğunlukla bakir yerleri tercih ettik. Gezi rotalarımız ve kamp yaptığımız yerler ile ilgili ayrıntılı bilgi için diğer yazılarımıza bakabilirsiniz.

Mercedes Sprinter’ın arkadan itişli olması, dağ-bayır gezecek, genelde yolu olmayan yerlerden gidecek kampçılar için iyi bir tercih olabilecektir. Çıkılmaz denilen yokuşlardan, gidilmez denilen yollardan gitmiş biri olarak, bu konuda çok başarılı olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Yakıt ve bakım masrafları kendi sınıfındaki diğer araçlara göre daha yüksek olan Mercedes’lerin iç genişliğinin de dar olması (yaklaşık 1,78 cm) sebebiyle karavan yapımında daha az tercih edilmektedir (Yatarken ayakları dizden kırmak gerekebiliyor). Biz Mercedes karavanla arazide hiçbir sorun yaşamadık, fakat aracın kiralık olması sebebiyle biraz özensiz kullanılmış olduğunu gözlemledik. Bakımlarının iyi yapılmaması sorunları da beraberinde getirdi. Yolculuk esnasında akü, debriyaj balatası ve yaşam akü değişimi yapmak zorunda kaldık. Bu da yaklaşık iki günümüzün sanayide geçmesine sebep oldu. Tatilimizin çoğu gününde elektrik problemi yaşadık. Güneş panelleri aküleri dolduramadı ve akşamüstü inverter uyarı vermeye başladı. Bu uyarı devamında elektriksiz kaldık. Atık su tankımızın hortumları bakımsızlıktan zaman zaman yerlere su akıttı ve koku yaptı. Maalesef, bu sorunları biz çözmek zorunda kaldık ve arızaların tümünü tamir ettirdik.

Şahıstan kiraladığımız karavanda çok sorun yaşayınca bir sonraki sene karavan firmasından araç kiralamanın daha mantıklı olacağına karar verdik. Ertesi sene profesyonel karavan kiralama firmasından 17 m³ Fiat Ducato campervan kiraladık. Bu karavanın iç dizaynı öncekine göre farklılıklar içermesine rağmen standart donanıma sahipti. Donanım özellikleri: 150 litre temiz su deposu, 200 litre pis su deposu, maceratörlü tuvalet, küçük LED TV, televizyon anteni, dış tente, 2 adet 100 amper akü, 2 adet güneş paneli, arkada açıldığında yatak olabilen 6 kişilik oturma grubu, LPG ile çalışan ikili ocak, evye.) Firma tarafından kiraladığımız için sorun yaşamayacağımızı düşünüyordunuz değil mi? 🙂 Komik! Malesef bu karavan deneyiminde de talihsizlikler peşimizi bırakmadı. Araç önden çekişli olduğundan arazide ve bazı dik yokuşlarda patinaj çekmek durumunda kaldık. Bir yerde kuma saplandık, Jandarma’nın sayesinde köydeki traktörle battığımız yerden çıkabildik. Araç dizaynı bizi olumsuz etkiledi. Ön tarafta yatak olabilen oturma grubu bulunmaması sebebiyle üçümüz de arkadaki yatakta yatmak zorunda kaldık. Arkadaki oturma grubu sürekli yatak olarak açık kaldı ve yemek yeme gibi işlemlerde kullanamadık (her seferinde yatağı açıp toplamak haliyle zor geldi). Yemek saati geldiğinde bulunduğumuz yerde konaklamasak bile dışarıya masamızı kurup sandalyelerimizi çıkarmak zorunda kaldık. Dış duş olmadığı için yazın bunaltıcı sıcağında bile içeride duş almak zorunda kaldık. Duş teknesinin giderindeki sorun sebebiyle duş sonrası teknede göllenme oldu. Bu göllenme sonucunda zaman zaman dışarıya su sızıntısı yaşandı. Araçın temiz su deposu yetersiz olduğu için su tüketimini minimumda tuttuk ve zaman zaman zorlandık (bulaşıkların kaba kirlerini deniz suyuyla aldırıp son durulamada tatlı su kullandık. Tuvalete 5 litrelik pet şişe içerisinde deniz suyu koyduk, tuvaleti onunla temizledik, vb.). Araçta ciddi elektrik sorunları yaşadık; güneş panelleriyle akülerimizi şarj edemedik. Araçta Pako Şalter olduğundan araba giderken sorun olmuyordu, aküler bir miktar doluyordu fakat yerimizde sabit kaldığımızda güneş panelleri aküleri doldurmakta başarısız kalıyordu. Sonuç olarak karavan şirketinden araç kiraladık ve şirketin bunu çözmesini bekliyorduk. Kendilerini aradığımızda böyle bir sorun olamayacağını, akülerinin yeni olduğunu bize ilettiler. Yaşadığımız durumu anlatmamıza rağmen inandırmak oldukça zamanımızı aldı. Firma, şikayetimizi İstanbul’da çözebileceklerini, aracı onlara götürmemiz gerektiğini söyledi. Akdeniz’de orman yangınları arttığından seyahatimize Edirne’den başlamıştık ve firma bizi İstanbul’a çağırıyordu. O kadar yolu geri gitmek, üstüne bir sürü yakıt ve zaman kaybı… Ama yapacak bir şey yoktu, daha tatilimizin başındaydık ve bu sorunları aşmamızın başka bir yolu yoktu. Firmanın söylediği gibi aracı İstanbul’a götürdük. Elektrikçiler hemen kontrollerini yaptı ve aküleri değiştirmeye karar verdiler. Biz bu karardan dolayı sevindik. Firma, aracı teslim ettiğimizde gün kaybını ve yakıt masraflarını telafi edeceğini söyledi. Biz de, tatilimize devam etmek üzere Edirne istikametine doğru yola çıktık. Edirne’den Çanakkale’ye kadar kıyıdan gelip soğuk sularla karşılaşınca yangınlara rağmen aşağıya inmeye karar verdik. Marmaris’ten başlayan yolculuğumuz Patara Plajı’nda son buldu. Bu yolculuğumuzla ilgili rotalarımızı ve kamp yaptığımız yerleri öğrenmek için diğer yazılarımıza göz atabilirsiniz. Eğer şu anda erişemiyorsanız, yavaş yavaş hepsini yazıyor olacağız. 🙂

Fiat Ducato karavan yakıt ve bakım masrafları açısından avantaj sağlaması ve iç genişliğinin yaklaşık 1,87cm olması nedeniyle karavan yapımında sıklıkla tercih ediliyor. Bu aracın da kiralık olması, kullananların hoyrat davranması ve bakımlarının zamanında tam olarak yapılmaması nedeniyle bizi yine sorunlara boğdu. Aküler değiştikten sonra akü problemi maalesef çözülmedi ve biz Marmaris’te sanayiye girmek zorunda kaldık. Orada aldığımız bilgiler ışığında karavan firması ile sorunu çözmeye çalıştık. Sorun akıllı inverterin aküleri doldurmada yetersiz kalması, aküleri doldurmak için MPPT gibi bir cihazın gerekliliğiydi. Karavan firması sadece karavan kiralayan değil aynı zamanda karavan yapan bir firma olmasına rağmen bu bilgiye sahip değildi. Marmaris’te solar sistemlerle ilgilenen arkadaşın söylediğine ikna olan karavan firması, arkadaşın söylediği gibi MPPT cihazı taktırdı ve sorun bu aşamada çözülmüş oldu. Bizim sanayide ve yollarda geçen 2 günümüze ve aracın yapılması için harcadığımız yakıt masrafına karşılık karavan firmasından çok düşük bir meblağ alarak kiralama defterini kapattık.  

Karavan kiralayıp hüsrana uğrayan insanlar genellikle bu hevesten vazgeçip başka ufuklara yelken açarlar. Fakat durum bizim için bu şekilde gelişmedi. Bizim bu olaylardan çıkardığımız sonuç: karavan almak oldu. Şimdi 2012 model 15m3 Fiat Ducato karavanımız var ve 2023 yazında kendi karavanımızla gezdik. İlerleyen yazılarımızda size kendi karavanımızdan, özelliklerinden, alırken nelere dikkat ettiğimizden bahsedeceğim. Anlatırken gereğinden fazla dağılmış “karavan seçimi” konusunu müsaade ederseniz birkaç husustan daha bahsederek tamamlamak istiyorum 🙂

Burada kısa bir şahsi değerlendirme yapmak istiyorum; eğer arazide çok gezeceksem, bakım ve yakıt maliyetlerini pek önemsemiyorsam ve boyum da 1,75 altındaysa Mercedes veya Volkswagen marka araçların yeni modellerini tercih ederdim. Doğru lastik seçimi ile beraber arazide sorun yaşamayacağınıza neredeyse eminim. Yakıt ve bakım maliyetleri için biraz fazla para harcamak zorunda kalabilirsiniz ama buna değecektir.

Fiat Ducato, Citroen Jumper ve Peugeot Boxer marka/modelin yer aldığı PSA Grubu araçların bir çok parçası aynı olmasına rağmen aralarında ufak tefek farklar bulunmaktadır. Bu farkın en önemlisi Ducatolarda Iveco motor bulunurken diğer PSA araçlarda Ford motoru bulunmaktadır. Iveco motor biraz daha sorunsuz sıkıntısız bir motor tipidir. Bu nedenle Ducatoların biraz daha tutulan model olduğunu söylesek yanılmış olmayız.

Bir motokaravan almadan önce mutlaka kurumsal şirketlerden ya da şahıslardan kiralamanız, bu hayatın size uygun olup olmadığını anlamanızda yardımcı olacaktır. Özellikle evli olanlar, eğer eşiniz bu hayatı benimsemiyorsa, karvan hayatına atılma düşüncenizi gerçekleştirmemenizi tavsiye ederim.

Biz piyasada sık tercih edilen her iki grup araçtan da araç kiraladığımız için seçimimizi Fiat Ducato araçtan yana kullandık. Bu araç bize bakım ve yedek parça ihtiyaçlarında ekonomi sağlarken 10-12 litre arasında değişen yakıt oranları ile de yüzümüzü güldürdü. Biz şimdilik hayatımıza motokaravanla devam ediyoruz.

Korsan karavan tabirini duymuş muydunuz? Genellikle kullanıcılarının bildiği korsan karavan; ruhsatta minibüs/kamyon/kamyonet olarak geçen, işimiz bittiğinde söküp çıkartabileceğimiz donanıma sahip minibüslere korsan karavan denilmektedir. Örneğin ticari nakliye aracı olan bir kişi, aracın kapalı kasasına buz dolabı, yatak, portatif tuvalet, masa, sandalye, mutfak tezgahı, vb. malzemeleri koyarak aracını korsan karavana çevirebilir. Böylelikle araç motokaravan için araç ayrılmış olmaz ve her iki ihtiyaç da karşılanmış olur. Volkswagen Transporter tarzı araçlar koltuk sayısı azaltılarak ya da koltuk sayısı azsa yatak için ilave koltuk ve diğer donanım eklenerek korsan karavana çevrilmektedir. Karavandan ziyade daha çok bir kamp aracı olarak kullanılan bu tarz araçlar uzun süreli konaklamalar yerine kısa süreli konaklamalar için tercih edilmektedir. Korsan karavan yapımı ve idamesi kolay gibi gözükmesine rağmen tercih edilmesi halinde bazı riskleri de içerisinde barındırmaktadır. Nedir bu riskler?

Ruhsatlandırması karavan olmadığından polis çevirmesinde hakkınızda cezai işlem yapılabilir. Araca koyacağınız donanım demonte olacağından ani bir frende ya da kaza anında yaralanmanıza sebep olabilir. Sök-tak yapılan malzemeler düşündüğünüzden daha kısa sürede yıpranıp eskiyebilir. Korsan karavan; güvenlik ve estetik kaygıların yanında hukuki açıdan da uygun olmaması sebebiyle tasvip ettiğimiz bir karavan şekli değildir.

Bir de daha çok kalabalık ailelerin tercih ettiği semi entegre kasalı alkovenli karavanlar bulunmakta. Bu tarz karavanlar; karavan yapılacak araçların arka yolcu/yük taşıma kısmı kesilerek yaşam kabini entegre edilmesi ile yapılıyor. İç dizaynı istediğiniz gibi yerleştirebiliyorsunuz. Genel olarak sürücü kabininin üstünde çift kişilik yatak, orta bölümde oturma grubu ve mutfak, arka kısımda banyo/tuvalet ve çift kişilik yatak şeklinde bir dizayna sahip oluyorlar. Kasa sonradan ekleme olduğundan motoru güçlü araçlar tercih etmek ve bence arkadan itişli araç tercihinde bulunmak aracın daha sorunsuz olarak görev yapabilmesine katkı sağlayacaktır. Benim fikrim; kalabalık bir aileniz yoksa alkovenli karavan almayın. Yakıt ve bakım masraflarınız diğer karavanlara oranla artarken, Ege ve Akdeniz’deki dar yollarda, Karadenizdeki uzun tırmanışlarda yorulmanıza sebep olabilir.

Bu yazıda hiç bahsetmediğimiz ve çeşitli nedenlerden dolayı ailece tercih etmediğimiz karavan türü olan çekme karavanlar var. Özellikle hakkında derinlemesine bilgim bulunmamakla birlikte bu yazıyı yazarken bu konu hakkında da bilgi sahibi olmam gerektiğine kanaat getirdim. Ama şimdilik size neden tercih etmediğimizi açıklamak istiyorum. Öncelikle motokaravanda alıştığımız yaşam konforunun çekme karavanda bulunmadığını değerlendirdik. Nedir bu yaşam konforu? Şuan canım istedi burada durdum birazdan canım isteyecek şurada duracağım konforu. Kalkıp giderken karavanı arabaya bağlamamak, durunca karavanı araçtan söküp ayaklarını açmak kurmak gibi herhangi uğraştırıcı bir durumla karşılaşmamak, aracım bu karavanı çeker mi gider mi gibi bir durum yaşamamak, gider borusunun altına bidon koymamak, istediğimiz kadar su deposuna sahip olmak, vb. nedenlerden dolayı daha maliyetli olan motokaravanı tercih ettik.

Pişman mıyız? Asla…

Memnun muyuz? Sonuna kadar!

Daha anlatacak çok şey var, görüşürüz…


BURADAN GİDİYORUZ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑